Konu: sektörden ders cıkarılacak hikayeler Gönderim Zamanı: 12 Agustos 2008 Saat 22:18
arkadaşlar sektörde bir sürü olay var.insanlar bir sürü kötü tecrübeler ediniyolar.lütfen firma ve şahıs ismi vermeden bu olayları anlatmanızı rica ediyorum.yeni arkadaşlar ve başına böyle işler gelmiyenler.bunlardan ders çıkarsınlar.adımlarını buna göre atsınlar.biraz birbirimize yardımcı olalım...yaşanan sıkıntılar.komplolar.iftiralar.ne aklınıza gelirse lütfen.cesurluğunuzdan dolayı....
teknisyenler arasında bir söz vardır.istasyoncu milletine sakın güvenme.hele hele kürt kökenliyse hiç güvenme.işini yaptırana kadar binbir takla atarlar,sonra seni tanımazlar bile.hatta bazen ihanet bile görürsün.istisnalar alınmasın bu bir gerçek,bilenler iyi bilir.
lütfen milliyetçilik yok bende doğuya çok sefer servise gittim.burda türk dedikleriniz bir bardak çay vermezken.işimi yaptıktan sonra çok sefer güzellik yaptıklarını bilirim doğuda.neyse lütfen milliyetçilik yok bide genel olmasın hikayeniz.tek bi olay olsun tek bi hikaye olsun mesela baransay calışanları konusunda 3 olay anlattım bunların her biri ferdi olaylardır ama genel ders çıkarmak gerekir daha sizlerle paylaşılacak bi sürü hikaye var umuyorumki sizlerinde vardır.teşekkür ederim
yaptığım milliyetçilik değildi olanı söyledim.milliyetçilik yok diyemezsin istediğim yerde milliyetçiliğimi yaparım.cümle alem yaparken biz aval aval bakacakmıyız. Pompalarında devamlı arıza olur,çünkü benzin yerine ne idüğü belirsiz şeyler satarlar.Arızayı yapana kadar her şeyi kabul ederler sıra hesaba geldimi binbir çirkeflik yaparlar.Yazarkasalardan önce totalleri düşürmek için teklif yaparlar,yazarkasalardan sonrada imkansız olduğunu söylesende hala ısrar ederler. Pompa ölçümlerinde devamlı düşük ayarlattırmaya çalışırlar.Hatta mühürleri kopartıp kendilerinin ayar yaptığını bile gördüm.Ölçüm kabının boğazına kadar bile gelmiyordu mal.Bunlara göre herkes enayi bir tek kendileri kurnazdırlar.Senin gibileride ufak tefek güzelliklerle kafaya alırlar. ugursan bunlar yalan,iftira yada milliyetçilik değil gerçekler.sen milliyetçilik görmemişin güzel kardeşim.
kardeşim ben elektrik elektronikciyim senin dediklerin doğrudur.bişey diyemem ölçek denince ayarını bozduğun da 0 aayarlarsın eksi yaparsan soruşturulursun.ekmeyinle oynayamayacagına göre problem ne.sana bişey daha diyeyim 3-5sene evveldağıtım şirketlerinintoplu mühür veölçek kontrolleri vardı.ve ben hepsinde veher bölgede bulundum.ege güneydoğu karadeniz ankara ve marmara ne insanlarla karşılaştım.form sitesi yetmez kitap yapmak lazım...çok hacı ve hocanın neler teklif ettiğini.bazı hacı ve hocaların bunları kabul ettiğini neler neler.kısacası şerefsizliğin dini dili ve ırkı yok kardeşim.çanlılarını sana göstermek isterdim.istanbulda yakın arkadaşlarıma söylemişimdir mesela filanca yerden al şurdan kesinlikle alma diye..alma dediğim kuruluşun sahibi ve yöneticilerinin hepsinin hepsiyle, tokalaştığımda parmaklar bileğime doğru geldiğinide biliyorum.sen neler diyosun kardeşim...
Siz o tarafları boşverin,Trakya'da iş yapmak ayrı bir zevktir.Ne zaman
Edirne,Kırklareli,Tekirdağ,Lüleburgaz taraflarında iş çıksa seve seve giderim. Güneşin altında tesisat çekerken istasyoncunun buz gibi biralarla gelmesi iş şevkinizi artırır.Trakyayı seviyorum
dağıtım şirketlerinin depolarından 2. el pompa alırken dikkat edin.çünkü istasyondan pompa söküldüğündehernekadar çalışır durumda olsa da.dağıtım şirketleri öyle bi hatayapıyorlarki.a firmasının pompasını a firması söküyor.b nin kinide b firması.sonra bu pompalar italatcı veya üretici firmanın önüne çekiliyor veorada birkaç bin €luk elektronik elektronik malzeme arızalılarla çenç ediliyo sonra o parçalar tellenip cilalanıp tekrar müşterilere satılıyor...siz siz olun ikici el pompa alırken dikkatt edin...manavdan bi kasa domates aldığınızda illaki içinden salcalık domatesler çıkar.sektörde böyle.ben bu örneği verdim.siz değişik örnekler verebilirsiniz.biraz daha yüklenin de bu çürük domatesler birbirlerine bakarak kızarsınlar teşekkürler
mesela bi arkadaşım anlattı şantiyeye firma bi pompa satmış.tankıda sektörün iyi bildiği ünlü bi tank firması vermiş.yeraltı tankı.firma test etmiş göndermiş.ben tank üretimi ve testini bilmem ama herhalde mantık olarak basınç testi yapılıyodur diye tahmin ediyorum ve mutlaka tüm maşonlar teflon yada ilaç yapılıyodur değilmi? mantık olarak evet.sonra menhol kapağından bi tapadan hava veriliyodur.aynı yerden tahliye ediliyodur...sonra sahaya..sahada tankın gömülme işlemini geneldeşantiyelerde şantiye yapar..menhol harici her yer gömülür.buraya kadar herşey normal.bizim arkadaş gider ve pompaya ve havaladrımayı çeker.pompayı çaliştırır çıkar.sonra iyi bi yağmur yağar.ve tanla su girer mal bozulur.pompa firmasına şikayet gelir.tesisat su almıştır.sonra bu şantiyeye gözlemci olarak ben gittim.tesisatın sağlam olduğunu testle ispat ettik.geriye ne kaldı ya tank delik.yada firma sulu mazot verdi..tank sıfır firma shell.ihtimaller söylenir vecıkılır.işler sarpa sarar vetank yüzeyi tamamen açılır..ve bi adet kör tapanın gevşek olduğu görülür.ve bu kör tapa menhol kapağında değildir.Ve bütün bu oğlan çocuğuna bi baba bulunamaz.taki tesisatı yapan ve pompayı bağlayan ustaya kadar.bütün ihale ona kalır.2 sene maaşına zam yapılmaz..neymiş efendim gömülmüş tankı açtırıp kontrol etmediği için...tesisat yapan kardeşler buna dikkat edin....kolay gelsin.
S.E.Ç (Sağlık Emniyet Çevre) kurallarını bilirsiniz.Hani hesapta Shell ve benzeri büyük firmalar buna çok önem veriyorlar.Tabiki koca bir yalan,sadece işlerine gelen taraflarını kullanıyorlar. Ne kadar shell işinde çalıştıysam hep acil işti,hep sabaha kadar bitmesi gerekiyordu.Zaten akşama kadar ağır şartlarda çalışıyorsunuz,birde sabaha kadar pompa altı yapıp pompaları bağlayıp çalıştırır vaziyete getirmeniz gerekiyor.İster istemez vücudunuz yorulur,dikkatiniz dağılır ve hata yapma ihtimaliniz yükselir değilmi? Ki zaten her seferinde öylede olur ve sabaha bir yada birkaç sorun çıkar iş yetişmez öğlene sarkar ve yukarıda verdiğiniz örnekte olduğu gibi ihale ustalara patlar. Hani ağızlarından düşürmedikleri SEÇ hikayesi nerde kaldı !!
sayın teknisyen arkadaşım sizden ricam tüm insanları ve ırkları bir terazide dartmayın lütfen siz nesiniz neye hizmet ediyorsunuz o şekilde hitab ediyorsunuz ben diiyorum siz kürtlerin ekmeyini çok yemişsiniz lütfen fazla uzatmadan hitap tarzınızı deyiştirseniz sevinirim sayın adminbeydende bu konuda bir açıklama bekliyorum teşekürlerimi sunarım...
arkadaşlar benim eskiden bi patronum vardı...ve ozamanlar dışardan bi mühendise beyin tasarımı ve yazılımı yaptırıyoduk.yılların tecrübesi 8-10 kişi vardı.mühendis geldiğinde ağa bizi dışarı çıkarırdı.ve bu olaylar defalarca böyle olmuştur.aylar sonra 250 adet beyin kartıyla gelirler.bi beynimiz oldu.hayırlı uğurlu olsun derler.ve o kart basit bi puls saymaktan başaka işe yaramıyordu...yazılım mühendisi tartı terazi işi yapan sektörle alakası sadece arabasına benzin almak olan birisi...neyse o kartın arkasında 15-20 tane yolukesip atlama zıplama yaptıktan sonra kart kör topal çalışmaya başladı..ama 10 larca hata vardı. bile bile biz bu beyinleri sahaya verdik...sonra 2 tane dağıtım şirketi kaybettik...ve bu size anlattığım olaylar kartın tasarım ve yazılımı 1- 1.5 sene sürdüve bizler her testte dışarıya cıkarıldık.hiç birşey görmiyelim diye.ve kimse görmedi ve fikir vermedi..fikir veren bi kişi vardı oda eski mekanik ustası sadece numaratörden anlayan birisi...ve şirketin kayıbı bilerce dolar ve 2 dağıtım şirketi oldu..yazık oldu...sonra büyük şirket.çekirdek oldu. sonra o çekirdek çıtladı...sonra o mühendis sektörün aranan adamı oldu..çünkü baya bi tecrübe edindi...bildiklerinizi paylaşında kimse acı tecrübelerle vakit kaybetmesin...değilmi?
ben çok şaşırdım.herkes boş boş mu işe gelip gidiyo...yada hiçmi ters yaptığız yada doğru yapıpta terso olduğunuz birşeyler yokmu.uğradığınız iftiralar.şerefsizlikler.ne olursa gerçekten yokmu.....?
arkadaşım rahatsız olduğun konuyu benim yazımdaki paragrafla birlikte ekleyipte yazarmısın...ben sizlerden tehdit değil mesela diyarbakırda müşterilerle yaşadığın iyi ve kötü tecrübeleri,eğer bi firmanın baisisen o firmayla yaşadığın sıkıntıları tiye alarak isim vermeden anlatmanızı rica ederim...arkadaşım bişeyi merak ediyosan internet diye bişey var.arar sorarsın. değilmi?ben merak ettim dipetsan diye bişey bulamadım...yazık...siz herhalde benim yazdıklarımı tam olarak okumuyosun...rahatsız olduğunuz konuyu lütfen yazarmısınız.teşekkür ederim hayırlı işler...
hazır form sitesini açmışken size bi hikaye daha anlatayım...evvel zaman içinde kalbur saman içinde.bir teknisyen varmış..bi firmada calışıyomuş..patronla ters düşüp yolları ayırmışlar.bu adam taş yiyecek değil ya yine servis işlerini yapmaya devam etmiş..bunu duyan ağa sinirlenip küplere binmiş...bu teknisyen almanyada üretilip getirilen bi pompanın tamir işlerini yaparken karaköyden alınmış bi kac parca elektronik malzeme kullanmış.ve problemleri çözmeye başlamış..sonra ağa bu teknisyeni mahkemeye vermiş.dispiritörü olduğum firmadan yedek pompa malzemesi almış.türkiyeye getirmiş.haksız rekabet etmiştir..haksız kazanç elde etmiş..benim seveceğim müşterilere ortak olmuştur...hakim sorar kanıt varmı.var.gercekten kanıt var bu teknisyen bi malzemeler almış bide fatura kestirmiş.şaşarsınız ağzınız açık kalır.mahkeme kanıtlar şahitler derken teknisyen sadece almadım yapmadım demekle yetinir.sonra işin peşine koyulur kendini aklamak için almanyaya gider yetkililere durumu izah eder ve araştırılmasını ister...almadığım bi malzemeye nasıl fatura kesersiniz.der.sonra fabrika o seri nolu faturayı bulur.ve bingo der omalzemeleri senin eski patronun almış der bide yazı verirler eline.yazı mahkemeye gelir.ve görülürki gerçek evrak dahsillenip teknisyenin adı yazılmış.yani evrakta sahdecilik.bu mahkemenin hitabı siz ne dersiniz.ve bu ağa hapse girecek diyolar....düşünün arkadaşlar bu olaylar bizim başımıza gelse yol bilmiyoruz yöntem bilmiyoruz kesin hapiste çürürdük...değilmi...böylebişey başınıza gelirse sonuna kadar kendinizi savunun teşekkürler
arkadaşlar siz siz olun msn adresinizdeki ve vep sitenizdeki fotoğraflarınız belirli olsun yakından ve iyi pikselli olsun.benim msn mdeki bi fotoğrafım yüzünden sevdiğim bi abime tehditler gelmeye başlamış.benim msn deki fotoğraf benim ürettiğim bi pompanın tabancası elimdeyken bi fotoğrafım var.ve bu fotoğraf pompa odaklı olduğu için.ben okadar belirgin değilim. ve biraz o bahsettiğim abiye benzemişim.bazı zeka özürlü körlerde o abiyi arayıp senin onlarla ne işin olur deyip tehdit etmişler.ne gerek var o fotoğraftaki benim...şimdi olaydan cıkarılacak ders siz siz olun belirgin olmayan fotoğraflarınızı sanal alemde kullanmayın.mazallah birine benziyorsan onun ekmeğiyle işiyle bağlantılarıyla oynamış olursun.
birkaç gün evvel bi dost toplantısında bi hikaye duydum benim cok hoşuma gitti.umarım sizinde hoşunuza gider.vakti zamanında usta yanından ayrılmış bi çocuk varmış bu arkadaşta pompa tamiriyle uğraşıyormuş.bi istasyondan çağırmışlar.pompa tahliyeden yakıt atıyomuş.arkadaşın yanında da şamandıra yokmuş.gelmişvakti zamanın malzeme tedarikçilerinin birinin yanına şamandıranın fiyatı 90 $ iki tane alıyo köyüne dönüyo birini takıyor adam bu bakıramı 90$ istiyorsun deyip azarlayıp çocuğu istasyondan kovuyor.hırslanan cocuk diğer şamandırayı alıp bi bakır ustasının yanına gidiyor.bundan yapabilirmisiniz diyor.bakır ustası bu parçanın çok basit olduğunu söylüyor ve yaparım diyor.fiyatınıda tanesi 1.5$[birbuçuk] anlaşıyorlar oda aynısı olmak şartıyla 500 tane sipariş veriyor.o tedarikçi amcanın şamandıra kutusundanda yaptırıyor.üzerindeki firma ismine kadar herşeyi orjinal oluyor.şamandıraları kutularra koyup doğru amcasının yanına geliyor.amcacım diyoryurt dışından bi arkadaş bana bu şamandıraları göndermiş 500 adet bana cok gelir sizin ihtiyacınız varmı der.fiyatıda 35$ amcam bakar bakar pahalı der.ama yinede 400 tanesini alırparasını hemen verir.ve bu arkadaş 2000 tane daha şipariş verir yaptırtmak için onuda baii lere dağıtır.parasıyla işlerini yoluna koyar0 km kamyonet alır.sonra herkes işe uyanır bakırcı ustalarına şamandıra yaptırmaya başlarlar...yani böyle....
camiada o kadar ders çıkarılacak olay var ki ben bu yazıyı okumamışım biraz takıldım iyi.ama sesini duyuramamışsın.insan sabahtan akşama kadar bir çok olayla karşılaşıyor.bunları kurgulayıp hikaye haline getirmek zor iş arkadaşım.form sitesinde herkesin yazdığı yazıları görüyorsun.kapasite belli.milleti fazla zorlama derim.birde insanların kötü bir yanıda sadece ben bileyim.benim düştüğüm duruma onlarda düşsün.görsünler mantığı vardır.kimse ders çıkartılacak olaylar anlatmaz.bu insanlığın doğasında var.ama ben yazacağım...
Arkadaşlar bu hikayeler neki..Her bildiğin yaşadığında anlatılmıyor işte.Bir iki olay anlatsam inanın büyük firmaların bazılarında yer yerinden oynar. Hiç bir şey dışarıdan göründüğü gibi değildir.Ama hepte kötülemeyelim sektörümüzü bence,birazda iyi taraflarından bahsedelim :)
bi geyik duydum nekadar doğru bilmiyorum bilen varsa lütfen yazsın...bir rivayete göre bi pompa firmasının sahibi tamir için gelen bitanker söförünü iteklemiş oda cevap vermiş arbedede şoförün gözlüğü kırılmış patronun dudağı patlamış..dikiş filan atmışlar.sonra her ikisinide karakola almışlarmı almamışlarmı bilmiyorum söylentiler farklı farklı...bilen varsa yazsın lütfen...bi patronun tanker şoförüyle ne işi olur?allah şaşırtmasın.şasırmış bunlar..yazık..
müdür. geyik benimde kulağıma geldi ama karakola almamışlar polis karakolda değilde fabrikada azarlamış.her ikisinide.ya barışın yada sizi alcam demiş.patron özür dilemiş pişkin pişkin adama sarılıyormuş.adam yok deyip gurur yapıyomuş.neyse gözlüğü ödeyip işi tatlıya bağlamışlar.ayrıca dikişte yokmuş darbe almış ama dikiş yokmuş...benimkide duyum...herhalde aynı olaydan bahsediyoruzdur.kac pompa üreticisi varki ve bu olay aynı anda iki farklı kişinin başına gelmes değilmi.
hazır form sitesini açmışken size bi hikaye daha anlatayım...evvel zaman içinde kalbur saman içinde.bir teknisyen varmış..bi firmada calışıyomuş..patronla ters düşüp yolları ayırmışlar.bu adam taş yiyecek değil ya yine servis işlerini yapmaya devam etmiş..bunu duyan ağa sinirlenip küplere binmiş...bu teknisyen almanyada üretilip getirilen bi pompanın tamir işlerini yaparken karaköyden alınmış bi kac parca elektronik malzeme kullanmış.ve problemleri çözmeye başlamış..sonra ağa bu teknisyeni mahkemeye vermiş.dispiritörü olduğum firmadan yedek pompa malzemesi almış.türkiyeye getirmiş.haksız rekabet etmiştir..haksız kazanç elde etmiş..benim seveceğim müşterilere ortak olmuştur...hakim sorar kanıt varmı.var.gercekten kanıt var bu teknisyen bi malzemeler almış bide fatura kestirmiş.şaşarsınız ağzınız açık kalır.mahkeme kanıtlar şahitler derken teknisyen sadece almadım yapmadım demekle yetinir.sonra işin peşine koyulur kendini aklamak için almanyaya gider yetkililere durumu izah eder ve araştırılmasını ister...almadığım bi malzemeye nasıl fatura kesersiniz.der.sonra fabrika o seri nolu faturayı bulur.ve bingo der omalzemeleri senin eski patronun almış der bide yazı verirler eline.yazı mahkemeye gelir.ve görülürki gerçek evrak dahsillenip teknisyenin adı yazılmış.yani evrakta sahdecilik.bu mahkemenin hitabı siz ne dersiniz.ve bu ağa hapse girecek diyolar....düşünün arkadaşlar bu olaylar bizim başımıza gelse yol bilmiyoruz yöntem bilmiyoruz kesin hapiste çürürdük...değilmi...böylebişey başınıza gelirse sonuna kadar kendinizi savunun teşekkürler
Ben yaşadığım olayları anlatsam kitap yazmak zorunda kalabilirim.Ancak insanın çalıştığı şirkette sır niteliği taşıyan konuları açılmamak üzere maziye gömmesi gerektiğini düşünüyorum.Bu nedenle sadece anı boyutundakilerinden bir tanesini anlatacağım.Devamı gelecek,tıpki arkası yarın gibi..
Yine rutin bir şubat seyehatiydi çıktığım.Özlem ve heyecan ilk seferimin hemen aynısıydı.Oysa ki benim butür çıkışım tam 20 yılını kutluyordum o dönemde.Herzamanki gibi aracımda kış şartlarına uygun hazırlığım mevcuttu.Yolu kısaltmak düşüncesi ile Ilgaz dağından gitmeye karar verdim.Ne var ki kar yağışı ve soğuk hava bende tereddüt yaratmıştı.Kendimce karşı yönden gelen kamyonculara yolun durumunu sormak en akıllıca iş olacaktı,nitekim öğle yaptım.Gelen yanıt vakit kaybedilmez ise gidilebilir yönündeydi.Tavsiyelerine uyum Ilgazı tırmanmaya başladım.Hava karamış,tipi oldukça yoğunlaşmıştı.Aracım kıvrak hareketlerle hareket ediyor ancak ısrarla devam etmeme engel olamıyordu.Zirveye yaklaşmamla beraber endişelerim gerçeğe dönüşmeye başladı.Yoğunlaşan tipi ve yoldaki aşırı kar birikiminden dolayı ileri veya geri gidemiyordum.Etrafta da ne bir araç ne de bir insan vardı.Yalnızlığımla vals yapıyordum.Karşımdaki tabelaları okuyamıyor,yolu göremiyordum.Arkadaşlar özür dilerim.Acil çıkmam gerekiyor.Devamını anlatacağım...
Aracımla zirveye yakın biryerde kalmıştım.Yakıtım(motorin)yarım depodan fazlaydı,ancak donmasından endişe ediyordum.Karar vermiştim.Bir müddet aracın içersinde kaloriferin karşısında oturduktan sonra dışarı çıkıyor aracı sağa sola sallıyordum yakıt donmasın diye.Yaklaşık 1 saat bu işlem devam etmişti.İlerleyen saatlerde aracın içersinde kaldığım zaman uyuyup kalacağımı hissetmeye başladım.Eğer uyursam yakıt donacak,araç stop edecek ve bende....
Aracımın bagajında bulunan 5 Lt'lik akaryakıt ölçeğini ve yılbaşı promasyonu olarak dağıtmakta olduğumuz şaraplardan bir tanesini alarak ölçeğin içersine dökerek yaktım.Yakıt deposuna yakın tutuyor,bir de ısınmaya çalışıyordum.Bir müddet sonra üşümemi engelleyemiyor,titreyen çenemi durduramıyordum.Ne yaptım biliyormusunuz.
Zaman zaman çocukları oynarken görüyordum.Tam yolun ortasına,karın üzerine çizgiler çizerek içmiş olduğum süt kutusu ile kaydırak oynamaya başladım.Düşünebiliyormusunuz,gecenin yarısı,dağın başı,kıravatlı ve takım elbiseli şirketin satış müdürü kaydırak oynuyor.İnanın kendi kendime belki sabaha kadar güldüm.Aynı zamanda bagajdaki promasyon şaraplarını da(yakacak olarak) yarılamıştım.Sabaha karşı karayollarının aracı geldiğinde
perişan halime bakmadan gülmeye başladım.İnanın gelen görevlilere anlattıkça tuhaf bakışlarla onların gülmesine de vesile oldum.Şimdi nerede kaydırak oynayan çocuklar görsem kendimi gülmekten alamıyorum.Bir de küçük not:Aslında insanın zaman zaman çocukça eğlenmesi hiçte kötü olmuyormuş,onu da öğrenmiş oldum.Kimbilir biryerde yalnız kalınca çocukça oynasam fena olmaz diye düşünüyorum.
bi arkadaşım anlattı.yazar kasa zamanı iki istasyonun montajını yapmışlar.geri dönerken arkadaş uyuklamış ve dedesi oğlum ben sağda ineyim demiş.cocukta durmuş bakmışki yanın da teknisyen arkadaşı uyuyor.arabadan iniyor bakıyorki keskin bi viraja 15metre var.o gün bu gündür nezaman uykusu gelse hemen arabasını yolun kıyısına çeker uyurmuş...inanın bende öyle yapıyorum...herkesede tavsiye ederim dedeniz uyarmaya bilir....
valla haklısın bızım sektor surekli seyahat ve yol kımı zaman bır ıstasyondan bir istasyona gece gunduz demeden orası acıl burası acil gidip geliyoruz allah sonumuzu hayır etsin.eh birde karsılıgını alabılsek
sektörde öyle komik şeyler de oluyorki onlardan birini anlatacağım sektörün dergileri var bilirsiniz yazarlar çizerler.geçen sayıda bi amcam cıkmış.sektörde emin adımlarla gidiyoruz bilmem yüzde bilmem kaçını yurt dışına satıyoruz ben biliyorumki vakti zamanında fabrikada 25-30 kişi çalışırken iyi pompa adetleri çıkıyordu.herkes maaşını gününde alıyordu.şimdi o işletmede 5 kişi kalmiş ve bunlardan birisi beni aradı ve evime aylardır para götüremiyorum.hanımın kazandığını harcıyoruz boşanmanın eşiğine geldik dedi.üzüldüm param birikti ayrılırsam o parayı alamam diye üzülüyor tazminatıda varmış.yazık 6 aylık maaş içerdeyken insanlar nasıl iş yaparlar aç sefil 5 kişi 5 kişide değil 2si başka departman 3kişi nasıl yüzdelere vurulacak pompa yapar anlamadım valla ben 13 kişilik ekiple gece yarılarına kadar yüzdelere vuracak pompa yapamıyorum.neyse bunları dergiye yazan yazar kardeşlerime diorumki insanlar demeç verdiklerinde fotoğrafları fuarda değil üretim ve satış yerlerinde çekerlerse çok daha inandırıcı olur...diye düşünüyorum...kimsemin parasını ödemeyerek malzeme işci yiğen yönetici pompa mompa çıkmaz yani bunlar hikaye kardeşim boş işler.dergi yazarı kardeşim insanları yanlış yönlendirmeyin derim...keriz yerine koymayınnn derim.....
teknisyen kardeşim ve uğursan ın yazılarını okudum şimdi sistem bozuk olduğu için sistemin yetiştirdiği insanlar da haliyle çarpık oluyor bunun milliyetçilikle şehirle hacıyla hocayla ilgisi yok şimdi bizim ölçütümüz hacı hoca değil kuran ve sünnet bizim ölçümüz istasyoncunun istediği ayar değil sanayi bakanlığının ayarı toleransı bizim için ölçü türklük kürtlük değil insanlık sistem bozuk arkadaşlar ama nedir her şehrin bir genellemesi vardır doğudaki dalavere hiç bi yerde yok buda eğitim sisteminin bozukuluğundan kaynaklanıyor bence ben Gaziantepliyim türküm ve diyarbakırdan ekmek yiyorum gerek iyi gerek se kötü sonuçta rızkımız burda yahudiler masonlar öyle sistemli çalışıyorki adamlar bizi bir forum köşesinde bile karşı karşıya getiriyor İSLAMİYETTE milliyetçilik yoktur üstünlük takvadadır
hepimiz kardeşiz adamlar yarın vatanımıza girdiği zaman sen türksün sen kürtsün diye ayırmadan katledecek
sevgili arkadaşım gereksiz yere ortaya öyle bi konu atıldı...geldi geçti yıl 2008 ay oğostos. konunun bittiği tarih.bu kavramların yerine gerçekten sektördeki alavere dalavereler ders cıkarılacak olaylar olursa siteye girenler birşeyler öğrenirlerse iyi olur diye düşünüyorummm.
Kapalı Foruma Yeni Konu Gönderme Kapalı Forumdaki Konulara Cevap Yazma Kapalı Forumda Cevapları Silme Kapalı Forumdaki Cevapları Düzenleme Kapalı Forumda Anket Açma Kapalı Forumda Anketlerde Oy Kullanma